16 Nisan 2014 Çarşamba

Ağlama
Bilim adamları ağlamanın psikolojik bazı rahatsızlıkları tedavi ettiğini, gözleri temizlediğini, moral ve sıkıntı veren bazı hastalıkları tedavi etmeye yardımcı olduğunu, aynı zamanda vücuttaki bazı elemleri tedavi ettiğini de söylemişlerdir. Bu açıdan bakıldığında ağlama haddi zatında Yüce Allah’ın bir nimetidir.
Yüce Allah bu konuda şöyle buyuruyor: “Ağlayarak yüz üstü yere kapanırlar. Kur’an okumak onların saygısını artırır.”(İsra: 109)
Sosyal Münasebetler
Bilim adamları; uzletin (yalnız yaşamanın) moral bozukluğuna, direnç zayıflığına ve bazı kalp hastalıklarına sebebiyet verdiğini keşfetmişlerdir. Bu sebeple bilim adamları; daha mutlu bir hayat yaşamak için sosyal ilişkilerin önemine ve başkalarına yardım etmenin zorunlu ve gerekli olduğuna dikkat çekmiş ve tavsiye etmişlerdir. Bu sebeple Yüce Allah; daha huzurlu ve daha mutlu bir hayatı yaşamamız için bizleri Allah’ın zikri üzerinde ve Kur’an-ı Kerimi tilavet etmede toplanıp bir araya gelmemizi emretmiştir. Yüce Allah şöyle buyuruyor:“(Resulüm!) Sabah akşam Rablerine, sırf onun rızasını dileyerek dua edenlerle birlikte candan sebat et.”      (Kehf: 28).
Gözyaşı Nimeti
Yüce Allah gözlerimiz için kirpikler yaratmış, birkaç saniyede bir bu kirpiklerimiz kırpmaktadır. Bu hareketle kirpikler, gözün ihtiyaç duyduğu gözdeki sıvı maddeyi harekete geçirip gözün ıslak kalmasını sağlamakta ve gözü kuru kalmaktan muhafaza etmektedir. Zira gözlerdeki sıvı miktarında azalma olduğu vakit, bu kuraklık hissedilir ve insan, tahammülü zor olan bir takım göz ağrıları ile karşı karşıya kalır. Gözyaşı aynı zamanda gözü yıkama ve onu bir takım mikrop ve hastalıklardan koruma vazifesi de görmektedir. Ağlamaya gelince; Yüce Allah onu müminler için güzel bir vasıf olarak zikretmiştir: Yüce Allah şöyle buyuruyor: “Resule indirileni duydukları zaman, gerçekten dolayı gözlerinden yaşlar boşandığını görürsün.” (Maide: 83).
Çocuklarda Öğrenme
Bilim adamları, doğan çocukların doğarken her hangi bir bilgiye sahip olmadıklarını teyit etmişlerdir. Öyle ki çocuk, doğduğu andan itibaren işitme ve görme yoluyla bilgileri beyninde depolamaya başlar ve sürekli yeni beceriler kazanmaya çalışır. Bu gerçeği Kur’an-ı Kerim on dört asır evvel zikretmiştir. Yüce Allah bu konuda şöyle buyurur:“Siz, hiçbir şey bilmezken Allah, sizi analarınızın karnından çıkardı. Şükredesiniz diye size kulaklar, gözler ve kalpler verdi.” (Nahl:78). 


Kalbin Sağlığı
Son yapılan bilimsel araştırmalara göre; ruhi bunalım (stres), kalp darlığı ve öfke gibi hastalıkların insan sağlığını ve kalbini ciddi şekilde tehdit ettiğini tespit etmişlerdir. Bu durum aynı zamanda kanser gibi kötü hastalığa da sebebiyet verebilir. Bu ruhi baskı ve sıkıntıları tedavi etmenin en iyi yolu hoşgörülü davranıp insanları affetmedir. Yüce Allah şöyle buyuruyor: “Kim bağışlar ve barışı sağlarsa, onun mükâfatı Allah’a aittir. Elbette o, zalimleri sevmez.” (Şura:40).
Ümitsizlik
Son yapılan bilimsel bir araştırmaya göre Amerika’da bunalım ve moral bozukluğu hastalığına yakalanan Amerikalıların sayısı 30 milyon kişi civarındadır. Bunun en açık sebebi ise ümitsizliktir. Biz de diyoruz ki: Müslüman kişi bunalım, ümitsizlik ve üzüntüden en çok uzak olan kimsedir. Bu sebeple Yüce Allah şöyle buyurmuştur:“Çünkü kâfirler topluluğundan başkası Allah’ın rahmetinden ümit kesmez.” (Yusuf:87). 
Müstehcen Filmlere Bakmanın Tehlikeli Sonuçları
Yapılan bütün bilimsel araştırmalar, müstehcen manzara ve görüntülere bakmanın, insan sağlığını etkileyip büyük ölçüde insan sağlığına zarar verdiğini teyit etmişlerdir. Bu durum aynı şekilde insanın sosyal ve ruhi durumuna da zarar vermektedir. Özellikle de kişinin en yakın çevresi olan evine, ailesine ve eşine büyük zarar verir. Bu tehlikeli durum ileri boyuta vararak kişiyi, eşini boşamaya, huzursuzluk ve psikolojik bunalıma duçar kalmaya kadar götürebilir. Bu sebeple Yüce Allah şöyle buyuruyor: “Resulüm! Mümin erkeklere, gözlerini harama dikmemelerini, ırzlarını da korumalarını söyle. Çünkü bu, kendileri için daha temiz bir davranıştır. Şüphesiz Allah, onların yapmakta olduklarından haberdardır.” (Nur: 30).
Gözleri Harama Bakmaktan Sakındırmak
Bilim adamları yabancı kadınlara bakmayarak gözü haramdan korumanın, kalp ve beyin hareketinin düzenli çalışmasına yardım ettiğini tespit etmişlerdir. Aynı zamanda insanı gereksiz yere malını ve vaktini zayi eden ilişki ve alakalardan koruduğunu da vurgulamışlardır. Haramlara bakmak ise, insanı bu gibi haram işleri işlemeye sevk ettiği gibi, en küçüğü aıds olmak üzere insanı çeşitli ruhi ve bedensel hastalıklara da düşürür. Yüce Allah bu durumu bize şöyle açıklamaktadır:“Resulüm! Mümin erkeklere, gözlerini harama dikmemelerini, ırzlarını da korumalarını söyle. Çünkü bu, kendileri için daha temiz bir davranıştır. Şüphesiz Allah, onların yapmakta olduklarından haberdardır.” (Nur: 30).    
Üzüntü ve Ölüm
Bilim adamları; mutsuzluğun kalp hastalıkları ile kan damarları hastalıklarını artırdığını ve kişiyi intihara sevk ettiğini keşfetmişlerdir. Bunun ana sebebi ise İslam dininin öğretilerinden (emir ve yasaklarından) uzaklaşmadır. Bunun için Yüce Allah her mümini müjdeleyerek; Allah’a iman edip Salih amel işlediği müddetçe mümin kişinin asla üzülmeyeceğini bildirmiştir. Allah (c.c.) şöyle buyurmuştur: “İman Edenler, iyi işler yapanlar, namaz kılanlar ve zekât verenler için Rableri katında mükâfatları vardır. Onlara korku yoktur, mahzun da olmayacaklardır.”(Bakara:277).

--------------------