16 Nisan 2014 Çarşamba

BAŞARILI ANNE BABA ÇOCUK İLİŞKİSİ

Anne-baba, çocuklarını eğitirken öncelikle çocuklarını tanıyarak işe başlamalıdır.
Anne-baba, çocuklarının kendi modelleri olmadığı gibi kardeşlerinden ve arkadaşlarından farklı, bağımsız kendine özgü zeka ve kişilik özellikleri olan bir birey olduğu gerçeğini unutmamalıdır.
- Anne-babanın güvenli bir çocuğa sahip olabilmeleri için kendilerine sonra birbirlerine ardından da çocuklarına güvenmeleri gerekir.
- Anne-baba öncelikle çocuğunu bağımsız bir birey olarak kabul etmeli ve ona sevgi ile yaklaşan olumlu ilişkiler kurmaya çalışan kişiler olmalıdırlar. Bilinmelidir ki sevgi temeline dayanan eğitim, sağlam ve başarılı eğitimdir.
- Anne-baba sözlü uyarı yerine somut yani davranışları ile örnek olmalıdır.
- Anne-baba çocuğa öyle bir ortam hazırlamalıdır ki çocuk sanki her zaman anne babası yanındaymış gibi kendine güvenli ve hiç yanında değilmiş gibi özgür hissetsin. Buna karşın sağlıksız bir aile, çocuğun nasıl algılaması, düşünmesi ve davranması gerektiğiyle ilgilenir. Çünkü bu anne-babalara göre çocuğu kendi istediği kalıba sokmak önemlidir.

NELER YAPABİLİRİZ?

Anne-babalar kendi kendini yöneten bireyler yetiştirmek için gerekli sosyal ve psikolojik ortamı hazırlamalıdır. Bunun yanında aşırı koruyucu yaklaşımdan kaçınarak çocuğa kendini yöneten bir insan olma fırsatını vermelidir.
Kısacası anne-baba, çocuğa sevgi veren, girişim yeteneğini ve özgüvenini kazanabilmesi için onu destekleyen kişiler olmalıdır. Çocuğa yeterli düzeyde desteğin sağlandığı bu ortamda anne-babanın sağladığı disiplin ve eğitimin nitelikleri olumlu olmalıdır.
Çocuğun istekleri hiçbir zaman engellenmez. Aşırı davranışları anlayışla karşılanır ve yumuşak bir biçimde düzeltilir. Böyle esnek bir ortamda çocuk, cesaretli ve topluma uyumlu bir insan olarak yetişir. Yaşamını yapıcı çabalar üstüne kurmayı öğrenir.

İYİ BİR DİNLEYİCİ OLMAK!

İyi bir dinleyici olmak için öncelikle rahat bir oturma şekli seçilmeli. Konuşurken göz teması kurmak önemlidir. Göz teması çocuğa duyulan ilgiyi ve kişiliğine duyulan saygıyı gösterir.
Konuşurken çocuğun aynı zamanda ses tonuna, yüz ifadelerine ve bakışlarını kaçırıp kaçırmadığına dikkat edilip davranışları ile söylediklerinin tutarlı olup olmadığına bakılır.
Çocuk kendisine yakın duran, yüzüne bakan kişiye daha çok güven, yakınlık ve onunla konuşma isteği duyar. Çocuk bir şey anlatırken “Tamam sen anlat ben dinliyorum.” diyen ve bu arada yemekle uğraşan bir anneye anlatma isteği duymaz.

ÇOCUĞU DİNLEMENİN FAYDALARI!

Çocuğun dinleme dağarcığı zenginleşir. Konuşma yeteneği gelişir, kendi duygu ve düşüncelerini daha iyi ifade eder.
Çocuğun içine kapanması ağlaması saldırgan davranması yerine kendini sözle anlatarak rahatlamasını sağlar. Bu, çocuğun toplumsal yaşama uyumunu kolaylaştırır. Doğru anlaşıldığını hisseden çocuk, kendini daha huzurlu ve rahat hisseder. Bu durumda çocuğun kendine olan güveni artar. Duygusal ve sosyal yönden gelişmesini sağlar. Başkaları tarafından dinlenen çocuk da başkalarını kolaylıkla dinler.

                                   İLETİŞİM EN GÜÇLÜ ANAHTARDIR!

Anne- baba ve çocuk arasındaki olumlu iletişim ailenin mutluluğunu arttırır. Bu durum çocuğun bu iletişim tarzını örnek alarak hayatı boyunca sağlıklı sosyal ilişkiler kurmasına yardımcı olacak ve özgüvenini olumlu yönde etkileyecektir.

Olumlu İletişimin Temel İlkeleri Şunlardır:

  • Çocuğunuzun kendisiyle ilgilendiğinizi, ihtiyacı olduğunda yardım edeceğinizi bilmesini sağlayın.
  • Çocuğunuz sizinle konuşmak istediğinde televizyonu kapatın veya gazeteyi elinizden bırakın.
  • Çocuğunuz size önemli bir şey söylemeye çalışırken telefon görüşmesi yapmaktan kaçının.
  • Başka insanların, yakın akrabalar dahil çocuklarınız ile yapılan sohbetten uzak tutun. Çocuğunuz ile yapılan en iyi iletişim etrafta başkaları yokken yapılan iletişimdir.
  • Çocuğunuzu başka insanların önünde utandırmak veya güç duruma düşürmek sadece düşmanlık duyguları hissetmesine neden olur.
  • Çocuğunuzun tepesinden konuşmayın. Konuşurken fiziksel olarak çocuğunuzun düzeyine inin. Sinirli ve duygusal zamanlarda öfkeniz geçinceye kadar konuşmaktan kaçının.
  • Dikkatli ve kibar bir şekilde dinleyin. Çocuğunuz bir şey anlatırken sözünü kesmeyin. Arkadaşlarınıza gösterdiğiniz nezaketi çocuğunuzdan esirgemeyin.
  • Olayların nedenini sormayın. Ne olduğunu sorun. Çocuklarınız sizi sorgu hakimi gibi görmemeli.
  • “Senin için neyin iyi olduğunu ben biliyorum” veya “Sadece dediğimi yap, sorun çözülecektir“ ya da “Ben sözümü bitireyim sen sonra konuşacaksın” gibi cümleleri, telkinde bulunmayı ve ahlaki açılardan kınamayı en az düzeyde kullanın.
  • “Aptal, budala, tembel” gibi aşağılayıcı sözler kullanmayın.

Çocuğunuzla İletişimde Engeller:

1.Emretme, Yönetme!
“Yapman gerekir…”, ”Yapmak zorundasın…”
2.Uyarma, tehdit etme (Gözdağı Verme)!
“…Yapmazsan …Olur”,”Ya yaparsın yoksa…”
3.Ahlak Dersi, Vaaz Verme!
 “…yapmalıydın’, “Senin sorumluluğun”
4.Öğüt Verme Çözüm Getirme!
“Ben olsam…”, “Neden yapmıyorsun?” , “Bence...”
5.Mantık yoluyla inandırma, Tartışma!
 “İşte bu nedenle hatalısın…”,“Evet ama…”
6.Yargılama, Eleştirme, Suçlama!
 ‘Olgunca Düşünmüyorsun” ,“Sen zaten tembelsin”.
7.Övme, Görüşüne Katılma, Teşhis Koyma!
“ Çok güzel”,“Haklısın o öğretmen berbat birine benziyor.”Bence harika bir iş yapıyorsun.“



  DAVRANIŞ BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ

 Çocuklar sevmeyi anne babadan öğreniyor.

"Anne Babanın sevgiyi gösterme biçimi önemlidir. Çocuklar sosyalleşmeye başlamalarıyla birlikte yetişkinleri özellikle de anne babalarını taklit etmeye başlarlar ve onları rol model alırlar. Çevrelerindeki yetişkinlerin sevgiyi nasıl yaşadıkları, birbirlerine sevgiyi nasıl gösterdikleri çocuklar için dikkat çekicidir. Örneğin çocuğun etrafındaki yetişkinler hem birbirlerini sevdiklerini söyle hem de birinin yokluğunda diğeri olumsuz yorumlarda bulunursa, çocuğun birbirini seven iki kişi tanımı bu olur. Dolayısıyla ebeveynlerin çocuğa karşı olan davranışlarında dikkatli olmaları gerektiği kadar, birbirlerine karşı davranışlarında da özenli olmaları gerekir."