7 Nisan 2014 Pazartesi

Prof. Dr. Ali Fuat Başgil Gençlerle Başbaşa isimli eserinden bazı seçmeler
Umumiyetle muvaffak olmanın kanunları
-Çalışmak için müsait gün ve saat bekleme. Bil ki, her gün ve her saat çalışmanın en müsait zamanıdır.
-Çalışmak için müsait yer ve köşe arama. Bil ki, her yer ve her köşe çalışmanın en müsait yeridir.
-Bir günde ve bir zamanda yapman lazım gelen bir işi (bir dersi, bir vazifeyi) ertesi güne bırakma. Zira her günün derdi gibi, işi de kendine yeter.
-Başladığın bir işi (bir dersi, bir kitabı, bir vazifeyi) yapıp bitirmeden başka bir işe (derse, kitaba ve vazifeye) başlama. Yarıda kalan iş, başlanmamış demektir.
-Bir işe başlamadan, bir dersi öğrenmeye, bir kitabı okumaya oturmadan evvel düşün ve çalışman için lazım olan şeyleri yanında ve elinin altında bulundur. Ta ki, ikide bir kalem, kağıt aramaya kalkıp da dikkatin dağılmasın.
-Harpte zafer ve işte muvaffakiyet yılmayanındır. Sebat önünde güçlükler erir ve imkansız görünen, mümkün olur.
-Devamlı ve ittiratlı çalış. Ve hergün aynı saatlerde behemehal çalışmaya otur. Çalışmayı uzun fasıla ile kesip terk etme.
-Bir işin üzerinde yorulursan dinlenmek için işini değiştir ve çalışma hızını yavaşlat. Fakat dinlenme bahanesi ile, asla boş oturma. Boş oturanın içi, işlemeyen demir gibi, pas tutar.
-Sebat et, genç dostum, sebat et! Damlaya damlaya göl olur. Ve aynı noktaya düşen damlacıklar, zamanla mermeri bile deler.
-Hergün iyi bir eserden yüksek sesle beş on sahife oku. Bu sayede konuşma ve söz söyleme istidadın gelişir.
-Rastladığın edebi, felsefi bazı güzel parçaları ezberle. Bu sayede hem kelime ve ifade hazinen zenginler hem de hafızan kuvvetlenir.
-Okuduğun bir kitapta rastladığın güzel bir parçayı veya orijinal bir fikri- yerini ve sahifesini işaret ederek not et. Bu suretle biriktirdiğin notları bir dosyaya ve bir fiş kutusuna sirası ile yerleştir. Bir yazı yazmak veya bir eser yapmak istediğin zaman, bu notlar senin için zengin bir malzeme hazinesi olur.
-Bir mevzu ve mesele hakkında bir yazı veya bir eser yazmaya karar verdiğin zaman, evvela, bu mevzu ve mesele üzerinde evvelce yazılmış eserleri oku. Ta ki yazılmış ve söylenmiş şeyleri tekrar edip ömrünü israf etmeyesin.
-Gök kubbe altında yepyeni hiçbir fikir yoktur. En yeni fikir, eski bir fikrin yeni bir elbise giymişidir.
-Herşeyden evvel anadilini iyi konuşmayı ve iyi yazmayı öğren. İnsan için en faydalı olanı kendi ana dilidir.
-Kimsenin yüzüne karşı söyleyemediğini arkasından söyleme ve bil ki arkadan konuşma korkaklığın en iğrenç şeklidir.
-Herkesce beğenilen asıl güzellik, ahlak güzelliğidir. Çünkü ahlakı güzel insan her yaşta güzeldir.
-En yakın arkadaşlarınla bile şakaların zarif olsun. Kaba şakadan hayvan bile hoşlanmaz.
-Kendinden üsttekilere değil, kendinden alttakilere bak, rahat edersin.
-Genç arkadaşım. “İnsan ihtiyarlığına kadar ömrünün her çağında iş hayatına atılabilir ve az çok muvaffak olur. Fakat okuyup öğrenmenin muayyen bir çağı vardır. Sen bugün bu çağdasın. Bu çağı geçirsen ona bir daha dönemezsin ve istidadını heder etmiş olursun. Okuyup öğren de, sonra istersen tüccar ol. Bunda bir zararın olmaz.”
Prof. Dr. Ali Fuat Başgil Gençlerle Başbaşa isimli eserini 56 yaşında yazmıştır.
Prof. Dr. Ali Fuat Başgil Gençlerle Başbaşa 29. baskı Yağmur yayınları İstanbul 1997 s.65-75)
-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------
HUZURLU OLMAK İSTİYORSANIZ UFAK ŞEYLERİ DERT ETMEYİN
Gerektiğinde gülümsemeyi öğrenin ve yasaların ve kuralların toplumumuzda bir yeri olduğunu kabul etmeye çalışın.
Bir mum da siz yakın. Bir “mum” yaktığınızda, çok ilginçtir hem sorun sorun olmaktan çıkar, hem de stresiniz azalır.
Dem bu demdir, gün bu gün.
Takdir edilmekten hoşlanmayan hiç kimse yoktur.
İnsanları takdir etmeliyiz, karşılığında bir şey beklemek için değil, bunu hak ettikleri için. Ancak, “doğru olanı yapmak” her zaman işinize yarar. Hem iş hem de özel yaşamımda, karşımdaki insanları takdir etmemin başarımda çok büyük katkısı olduğunu biliyorum.
İnsanlar takdir edildiklerini hiçbir zaman unutmazlar.
Bir işinize bir ya da birkaç saat ara verdiğiniz zaman işinizin başına daha istekli döndüğünüzü fark edeceksiniz. Ben kısa bir ara verdikten sonra yaratıcı gücümün arttığını ve çok iyi bir sonuç aldığımı biliyorum.
Gerçek olan sözler değil davranışlardır.
Stresi azaltmak için iyi bir dinleyici olun. Dinleme konusunu bu kadar sık gündeme getirmemin nedeni, dinlemeyi bilmenin kişisel yaşam ve iş yaşamında başarının en büyük nedenlerinden biri olduğuna olan inancımdır.
İnsanlara kendilerini en çok öfkelendiren, canlarını en çok sıkan şeyin ne olduğu sorulduğunda, size verecekleri listenin en başında “DİNLENMEMEK” olacaktır.
İyi ve zarif bir insan her zaman başkalarını yanına çeker.
her şeyin iyi yanını bulabilirsiniz. Herkesin arada bir kötü bir günü olabileceğini kabul edin.
Yaşam, biz başka bir yerde olmayı dilerken yaşadıklarımızdır.
Sevdiklerinizle ya da sevdiğiniz bir şeyi yaparak vakit geçirdiğiniz zaman, işiniz de dahil olmak üzere yaşamınızın her alanında stres düzeyiniz düşecektir.
Unutmayın ki isterseniz her şeyi değiştirebilirsiniz. “Eğer dik durur, başını ve omuzlarını dik tutar ve bir de gülümsersen, depresyonda kalamazsın.
Kendi seçimlerimizin sorumluluğunu üstlenmek, sizi “zavallı ben” konumumdan alır ve “Kendi yaşamımdan kendim sorumluyum” konumuna oturtur. Umarım bu stratejiyi uygularsınız, çünkü stresinizi azalttığınız gibi, başarınızı da arttıracaksınız.
Bir işi yaparken başka bir şey düşünmeyin.
Müşterilerini en az profesyonel futbolcular kadar eğlendiren patlak mısır ya da şekerleme satıcıları bilirim. Her zaman gülümser, her zaman başkalarını mutlu eder. (Ameliyathane kantini görevlisi Yılmaz Öztürk gibi) İşlerine karşı böyle olumlu bir tutumla yaklaşanlar, işlerinden en iyi bir biçimde yararlananlardır aslında. Üstelik bu insanlar işlerinde de çok başarılı olur, çok çabuk yükselirler. Tutumları hem kendilerini rahatlatır, hem de başkalarına ilham kaynağı olur.
İşlerin genellikle yolunda gittiğini fark edin. İşlerin genellikle yolunda gittiğini kendime anımsattığım zaman, bunun yararını görüyorum. Herkesin zaman zaman hata yapabileceğini, isşlerin arada bir ters gidebileceğini kabul ediyorum. O zaman da, her şeyi daha iyi değerlendirebiliyor ve ufak şeyleri dert etmiyorum. Sanırım aynı şey sizler için de geçerli
Bir şeyi gerçekten isterseniz, bir yolunu bulursunuz.
Rızam olmazsa yapılan yorumun hiçbir gücü yoktu! Bir çeke benzettim durumu, imzalamadıkça hiçbir değeri yoktu. Aynı şekilde, yapılan eleştiriden incinmem için, eleştiriyi kabullenmem gerekiyordu.
Şu anki yaşamınızı gözardı edip, geleceğin düşleriyle yaşamayın. Attığınız her adımı içinize sindirin ve tadını çıkarın. Mutluluğun varacağınız yer değil, oraya giderken yaptığınız yolculuk olduğunu unutmayın.
BAŞARININ ANAHTARI, YILMADAN DENEMEK, AMA İSTEDİĞİNİZ SONUCU ELDE EDEMEDİĞİNİZ ZAMAN DA YIKILMAMAKTIR.
Kim olursanız olun, ne kadar başarılı olursanız olun, “ufak tefek dertler” her zaman yaşamınızdaki varlıklarını sürdüreceklerdir. Bunu size garanti edebilirim.
Ne ekerseniz onu biçersiniz.
Yaşadığınız her günün değerini bilin.
(Huzurlu olmak istiyorsanız iş yaşamınızda ufak şeyleri dert etmeyin hepsi de ufak şeylerdir. Dr. Richard Carlson Alkım Yayınevi İstanbul 2000.)
Bir insan yapmak istediğini planlayarak uygulamaya koyulursa, bu, doğrudan doğruya onun hedefine ulaşacağına bir delil teşkil eder. HİÇ KİMSE NİŞAN ALMADAN AVINI VURAMAZ.
Bir insan itilip kakılmakla değil, ancak teşvik edilmekle ilerleyebilir.
Övülmek, takdiğr edilmek, bir insanın gerçek kıymetini su yüzüne çıkarmada denenmiş ve olumlu sonuçlar alınmış önemli bir yöntemdir.
Fena bir adama "İyisin iyisin" desen, iyileşmesi ve iyi adama "Fenasın fenasın" desen, fenalaşması çok vukubulur. Mektûbat s.265
Öğrenmek ömürle son bulur.
Bilir misiniz “şekerle, insan sirkeyle olduğundan daha fazla sinek yakalar” derler.
Boşuna dememişler: “ Talı dil yılanı deliğinden çıkartır” diye...
“Vakit nakittir” derler. Bir telefon, bir otobüs beklerken; vapurda, trende seyahat ederken geçrdiğimiz boş saatlerden neden bizler de okuyarak istifade etmeyelim?
Dünyada kusursuz insan yoktur. Beethoven sağırdı. Napolyon kalabalık içerisinde konuşmaktan korkardı.
Kocanızın başarısı sizin elinizde Dorothy Carnegie Timaş Yayınları 2002
Görmesini bilenler için her çiçekte güzellik, bal yapmasını bilenler için her çiçekte özsuyu vardır.
Başarı için, “irade” zekadan daha önemlidir.
Fırsatlar, imkanlar görebilenler için vardır.
-Herşeyin iyi tarafını görmeyi alışkanlık haline getirmek, bin sterlinlik bir yıllık kazançtan daha büyük bir değer taşır. Samuel Smiles
Biyografiler ve özgeçmişler her yaşta kolayca okunabilecek mükemmel kaynaklardır, öğretici gerçek hayat hikayeleridir...
P. A. Medawar da fen bilimlerinde eğitim gören , ilerde bu alanlarda bilgin olacak gençlere, edebiyat okumalarını tavsiye eder. Çünkü düzgün ifade, eğitilmiş duygular, tezini iyi yazmak fenciler için de gereklidir.
Almanya’ya işci olarak giden köylülerimizden 41 bin işveren çıktığını unutmamalıyız! Uluslarası çapta ilim adamlarımız olduğunu unutmamalıyız! (Yüzyılın cerrahı Prof. Dr. Mahmut Gazi Yaşargil, Kalp Cerrahı Prof. Dr. Mehmet Öz, Prof. Dr. Oktay Sinanoğlu, Prof. Dr. Sait Tarhan gibi) Dünyaya açılan Türkiye’de “Anadolu kaplanları”nın dünya pazarlarında devlerle rekabet edebileceğini unutmamalıyız.
Çağımızın sunduğu başarı imkanları, geçmiş her çağdan daha büyüktür, çoktur ve çeşitlidir.
Yabancı dili (İngilizce , arapça gibi), kolej eğitiminiz yoksa bile, lisan kurslarıyla, muntazam ve sebatlı çalışmayla öğrenebilirsiniz. Yeterki öğrenme isteği olsun. (Taha Akyol, Hayat Yolunda [Gençler için anılar ve öneriler] Milliyet Kitapları 1997)