23 Ocak 2015 Cuma

Gönüller Sultanı Hz. Muhammed (sav) Âlemlerin Eğitimcisi

 Gönüller Sultanı Hz. Muhammed (sav)

Âlemlerin Eğitimcisi
Gönüller Sultanı (sav) Fil Senesi’nde doğdu, kırk yaşında peygamberlik tacını giydi, kendisine kitap verildi; okudu, okuttu, öğretti. Öğretmen olarak gönderildi.
İlimle cehalet devirini kapattı, saadet çağını açtı.
Vahyolunan kitabı ezberledi, yaşadı, anlattı ve emirlerinin yaşanması için yaşadı.
O kitap müminlere doğru yolu gösterir, iman edip güzel ameller işleyenleri müminlere cenneti ve Allah’a kavuşmayı müjdeler.
Hidayetin, saadetin, doğruluğun, değişimin kaynağı kitap.
Allah onunla ölü kalpleri diriltti, ölü ruhlara hayat verdi, karanlık zihinleri aydınlattı.
Kur’an baştan sona nurdur, hidayettir, zikirdir, şifadır; iman edenlerin kalbini nurlandırır.
Bütün ömrünü Kur’an hakikatlerini anlatmaya adadı, bütün ömrünü Kur’an yolunda geçirdi.
Güllerin Efendisi (sav) insanlığa Allah’a ulaştıran yolu gösterdi; şefkati, merhameti, acımayı öğretti.
Öfke, kin, nefret yollarını kapattı.
O ki âlemlere rahmet olarak gönderildi.
Kalplerin Sevgilisi (sav) yetimi sevmeyi, yoksulu doyurmayı, fakire vermeyi, misafire ve yolcuya ikramı, komşuya iyiliği emretti.
İnsanları sevmeyi, insana saygıyı, hürmeti, gönül kazanmayı öğretti.
En sevilen öğretmendi, ben sadece öğretmen olarak gönderildim, buyurdu.
Okumayı, öğrenmeyi, düşünmeyi öğretti.
Biri anlattı, biri tanıttı, biri sevdirdi.
Yaratıcımızı, Rezzak’ı, Rahman’ı, Rahim’i, Vedud’u bin bir ismiyle gönüllere nakşetti.
Kusursuz ve benzersiz güzeli, güzellikleri yaratanı, bizi en güzel şekilde halk edeni ve varlıkların en şerefisi olarak yeryüzüne göndereni tanıttı, ona ibadet, kulluk, dua ve yakarmayı sevdirdi.
Ahireti, sevabı, günahı, iyiyi, güzeli, doğruyu öğretti.
Hayatın gayesini ders verdi.
İnsanın ruhlar âleminden kopup dünyaya geldiğini, burada Âlemlerin Halıkı’nın aziz bir misafiri olduğunu, imtihan için gönderildiğini, burada ahrete, oradan da cennet veya cehenneme sevk edildiğini ders verdi.
İbadeti, duayı, tefekkürü, tezekkürü tavsiye etti.
İsyanı, hayasızlığı, zulmü, kötülüğü, çirkinliği yasakladı.
Doğru yolu, cennete giden yolu gösterdi.
Cehenneme giden yolun çekiciliğini, nefse hoş gelen şeylerle dolu olduğunu, nefis ve şeytana aldananın ateşe düşeceğini ders verdi.
Yalanın, yanlışın ve aldatmanın çirkinliğini gösterdi.
Dostluğu, vefayı, sadakati sevdirdi.
Hayrı, sevabı, iyiliği, İslam kardeşliğini; kısaca insanlığı öğretti.
Âlemlere rahmetti, rahmet olarak yaşadı, rahmet olarak dünyadan ayrıldı.
Onu tanımamak; merhametten, sevgiden, şefkatten mahrumiyettir.
O bütün iyiliklerin, güzelliklerin, doğrulukların kaynağıdır.
Kâinat kitabını okumayı, tefekkürü, tezekkürü ders verdi.
Onun tavsiyelerine kulak vermeli.
Sözlerini kulaklarımıza ve yüreklerimize küpe yapmalı.
Hadislerini kalbimize, aklımıza, ruhumuza nakış nakış işlemeli.
Cennette ona komşu olmak için çalışmalı, çabalamalı, yarışmalı.
Onun getirdiği kitabı öğrenmek bizi Allah’a yaklaştırır, Rahman’ı sevdirir, cennet yolunu gösterir.
Kur’an hidayettir, rahmettir, şifadır, nurdur, zikirdir, furkandır.
Onu okuyan hakkı ve batılı, doğru ve yanlışı, hidayeti ve dalaleti iyi bilir.
Ona uzaklık Hakk’a uzaklıktır.
O gönüllerin sultanı…
Kalplerin sevgilisi…
Akılların öğretmeni…
Nefislerin terbiyecisi…
Cennetin müjdecisi…
Herkes onu tanımalı, ona indirilen kitabı okumalı ve Allah rızasını kazanmak için yüreğimizi çatlatırcasına gayret etmeli.
Ne mutlu onu tanıyanlara!
Veyl, o gönül alıcı müjdeciyi duyamayanlara!..
Allah’ın selamı, rahmeti, bereketi onun ve müminlerinin üzerine olsun!
Sallallahü aleyhi ve sellem…

Ali Erkan KAVAKLI