12 Ocak 2015 Pazartesi

HAREMEYN HİZMETİNİN YAVUZ SULTAN SELİM'E VERİLMESİ
Sultan Selim Han'ın nedimi Hasan Can anlatıyor: Bir gece Sultan Selim Han'a rüyasında "Kullarından birisi rüya gördü." demişler. Sabah namazdan sonra, mübarek hizmetlerini görmeye gittim.

"Bu gece görünmedin? Ne iş yaptın" dediklerinde:

Bu gece sabaha kadar uyuyakalmışım, hizmetinizden mahrum kaldım, diyerek özürler diledim.

"Ne rüya gördün" diye buyurdular.

Bir rüya görmedim, dedim.

Biraz sonra, kapı ağasına bir iş için beni gönderdiler. Hasan Ağa hayretler içinde ve gözlerinden yaş akmakta idi. "Ağa hazretleri, hayırdır, ne oldu?" dedim. Hasan Ağa:

"Bu gece rüyamda bu eşikte oturduğumuz kapının azıcık açıldığını gördüm. Dışarısı görünecek kadar, amma adam sığmaz. Bir baktım dışarısı ipek elbiseler içinde nurani kimseler ile dolmuş, elleri bayraklı, baştanbaşa silahlı olduklarını gördüm. Kapıya yakın nurani dört kimse durmakta idi. Ellerinde birer sancak vardı. Kapıyı vuran, padişahın ak sancağını tutmuş idi. Bana, 'Gördüğün kalabalık Resûlullah Efendimiz (s.a.v.) hazretlerinin ashabıdır. Selim Han'a selam ettiler. Hemen kalkıp gelsinler. Bugünden sonra Harameyn hizmeti ona verildi. Bunlar Ebûbekr-i Sıddik, Ömer bin Hattab, Osman Zinnureyn'dir. Ben de, Ali Bin Ebû Tâlib'im. Var Selim Han'a bildir,' diyerek kayboldu."

Ben de hemen padişahın huzuruna geldim ve Padişahım rüyayı, Saray ağası olan Hasan Ağa kulunuz görmüşlerdir, dedim ve anlattım. Mübarek yüzleri kızardı. Buyurdu ki:

"Biz sana demez miyiz ki, biz bir cihada memur olmayınca hareket etmemişizdir. Ecdadımız keramet sahibi idiler. İçlerinde yalnız ben onlara benzemedim." diyerek tevazuda bulundular. Daha sonra sefer tedariki ile meşgul oldular. (Solakzade Tarihi)