20 Ocak 2015 Salı

Herkes işini daha iyi yapabilir

Herkes işini daha iyi yapabilir. İşini iyi yapan ve kaliteyi artıran insan önce kendisini tebrik eder ve mutlu olur; sonra da çevresi onu takdir eder, ödüllendirir. İşini kaliteli yapmak insanının mutluluğunu artırır. Başarının kıskançlık, çekememe gibi yan etkileri de olur ama verdiği mutlulukla kıyaslanırsa yan etkilerinin önemsizliği kendiliğinden anlaşılır.
Allah insanı donanımlı, zeki ve kabiliyetli yaratmış.
Organlarını kullanmak, yeteneklerini geliştirmek, öğrenmek, bilgisini ve bilgeliğini artırmak insanı memnun eder.
Yetenek geliştirmenin en kestirme yolu çalışmaktır.
En büyük keramet çalışmaktır, buyurur Hacı Bektaş Veli.
Kurumda kaliteyi artırmak için her şeyden önce yaptığımız işin verimlilik kriterlerini belirlemek gerekir.
Sonra da bu kriterlere göre işi ne kadar verimli yaptığımızı tespit etmeli.
Üçüncü safhada kaliteyi artırmak için yüksek hedefler belirlemeli.
Veriler geldikçe de hedefleri tutturup tutturmadığımızı değerlendirmeli. Verimliliği artıran personel tebrik edilip ödüllendirmeli. Artıramayan arkadaşımız ile de kafa kafaya vererek kaliteyi nasıl artırabileceğimizi bulmalıyız.
Okulda eğitimi kalitesini ölçmezsek nasıl daha iyi yapabileceğinizi bilemeyiz.
Stephen R. Covey, Etkili İnsanların Yedi Alışkanlığıkitabında der ki:
“Masa tenisi oynayan iki kişi sayıları saymazsa rast gele vururlar ve oyunun ciddiyeti olmaz. Sayılar sayılmaya başlanınca oyun ciddiyet kazanır ve herkes elinden gelenin en iyisini yapmak için gayret eder.”
Eğitim kaliteyi artırma da böyle. Önce verimlilik kriterleri belirlenmeli.
Her okulda verimlilik kriterleri farklılık gösterebilir ama burada her okula uyarlanabilecek on kriterden söz edeceğiz. Verimlilik ölçülmeli, daha yüksek hedefler konmalı.
Verimlilik kriterleri şunlar olabilir: Mevcut Durum    Hedefler
1.       Teog veya YGS, LYS puanları
2.       Yerleştirme başarısı
3.       Derslerin not ortalaması
4.       Proje ve sosyal etkinlikler
5.       Takdir alan öğrenci sayısı
6.       Teşekkür alan öğrenci sayısı
7.       Kitap okuma başarısı
8.      Veli ziyareti
9.       Öğrenci memnuniyeti
10.   Disipline giden öğrenci sayısı
11.    Kur’an’ı mealiyle okuyan öğrenci
12.    Beş vaktini kılan öğrenci
13.    Sigara kullananların sayısı mevcut durum
Okuldan okula kriterler değişebilir, başka kriterler konabilir. Mevcut durum belirlenip daha iyi yapmak için hedefler konur ve çalışılırsa başarı artar.
Okul müdürü ve idareciler, başarıyı artıranı tebrik etmeli ve ödüllendirmeli, başarının artmadığı branşlarda arkadaşlarla beyin fırtınası yapmalı.
Başarıyı artıran ile artırmayan bir tutulmamalı.
Eğitimli insanlara işini öğretmek abestir. Öğretmenler eğitimli insanlardır, işlerini nasıl daha iyi yapacaklarını bilirler. Hedef koymayı ve artırmayı her branştaki öğretmen kendisi yapmalı.
Mükemmeliyetçi olmamalı, bütün öğretmenler ve personel başarıyı artıramasa bile % 50’si artırsa okulda başarı grafiği yükselir.
Temel prensip şu olmalı: Eğitimin kalitesi artarsa öğrenciler daha başarılı ve mutlu olur. Onların başarısı velileri ve öğretmenleri de mutlu eder. Mutlu olmak için eğitimin kalitesini artıracağız.
            Okulun gündemine kaliteyi koymalı. Yoksa başka gündemler zihinleri işgal eder.
Akıllı insanlar işlerini önem sırasına göre yapar, der Stephen Covey.
Okuldaki en önemli iş eğitimin kalitesini artırmaktır. Öteki işler teferruat.
Verimlilik kriterleri tabelasını okulun en görülebilir yerine asmalı ve herkes kaliteyi nasıl artıracağına kafa yormalı, herkesin gündemi eğitimin kalitesi olmalı.
Herkes işini daha iyi yapabilir. Herkes işini en iyi yaparsa her iş daha iyi olur. Kalite arttıkça insanımızın refah ve mutluluğu ziyadeleşir. Hans’a, Abraham’a, Marya’ya imrenme sevdasından kurtuluruz inşallah. 300 senedir Batı karşısında duyduğumuz ezikliği ve geri kalmışlığı yok etmenin yolu onlarla yarışmak ve onları geçmektir.
Şair Yavuz Bülent Bakiler gibi haykıracağız:
            Bir dev gibi bir dağ gibi doğrulacağız,
            Yeni bir ruh doğacak toprağımızdan!
            Dünya yeniden tanıyacak bizi heyecanla,
            Burma bıyığımızdan, kara kalpağımızdan!