8 Ocak 2015 Perşembe


İDEAL NESİL YETİŞTİRMEDE KUR’AN EĞİTİMİNİN ÖNEMİ

Her milletin hedefi, geleceğini garanti altına alabilmek için, tarihine, dinine, vatanına, devletine ve milletine faydalı iyi nesiller yetiştirmek, ve her anne ve babanın arzusu da dünyalarına ve ahiretlerine faydalı, yaşlandıklarında kendilerine yardımcı olabilecek ve öldüklerinde kendilerini arkalarından hayırla yad edebilecek faydalı çocuklara sahip olmaktır. Bu sebeple devletler, milletler, etkili ve yetkili ve sorumlu idareciler, anne ve babalar, toplumun özünü teşkil eden ailelerde yetişen neslin üzerine ehemmiyetle eğilmek ve projeler hazırlamak ve tatbik etmek ihtiyacını duyarlar ve gençleri en güzel şekilde eğitmeyi gaye edinirler. Çocuklarını ve gençlerini iyi terbiye etmeyen, onları faydalı işler yapmaya yönlendirmeyen milletler, anne ve babalar, yarınlarına ve geleceklerine güvenle bakamazlar. Dünyevî ve uhrevî sorumluluklarından kendilerini kurtaramazlar. Çünkü çocuklarımız ve gençlerimiz bizim geleceğimiz demektir. Aynı zamanda çocuklar başta anne ve babalarına, sonra topluma ve devlete verilmiş Allah’ın emanetleridirler. Allahu Teâlâ’nın anne ve babalara verdiği en güzel nimetlerinden olup dünyanın süsü, evlerin neşesidirler. Aynı zamanda her nimetin bir külfeti ve sorumluluğu olduğu gibi çocukların sorumlulukları vardır. Yani birer imtihan vesilesidirler. Bu konularda Allahu Teâlâ ve peygamberimiz  (s.a.v.) neler buyurmuş olduklarını öğrenelim ve öğrenmiş olduklarımıza itaat edelim: Allahu Teâlâ; “Ey İnananlar! Kendinizi ve aile fertlerinizi, yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten koruyun, O cehennemin başında, acımasız, güçlü, Allah’ın kendilerine buyurduğuna karşı gelmeyen ve emredildiklerini yapan melekler vardır.” (Tahrim:6) “Zira o ateş (Cehennem) öyle kıvılcımlar atar ki her biri saray gibi (renk ve çokluk bakımından) o kıvılcımlar, sarı deve sürüleri….. (bu hali) yalan sayanların, o gün vay haline!” (Mürselat:32-33) “Ailene namazı emret; kendin de ona (namaza) sabırla devam et. Senden rızık istemiyoruz; (aksine) biz seni rızıklandırıyoruz. Güzel sonuç, takvâ iledir.” (Ta-ha:132) buyurmuştur. Peygamberimiz (s.a.v.)’ de: “Hepiniz idarecilersiniz. Hepiniz emriniz altındakilerden sorumlusunuz.” “Hiçbir ana-baba çocuğuna güzel terbiyeden daha iyi bir hediye vermiş olamaz.” “Her doğan (çocuk) İslâm fıtratı üzere doğar. anası ve babası yahûdi ise çocuğunu yahûdi,  hıristiyan ise çocuğunu hıristiyan, mecûsi ise çocuğunu mecûsi yapar.” “Ben size iki şey bıraktım. O iki şeye yapışırsanız (iki şey ile amel ederseniz) elbette dalâlete düşmez ve sapıtmazsınız. ( o iki şey) Allah’ın kitabı (Kur’an-ı Kerim) ve Allah’ın Resûlünün sünnetidir. Allahu Teâlâ, Kur’an-ı Kerim hakkında: “Gerçekten bu Kur’an (inanıp, bununla amel edenleri) en doğru yola iletir. İyi davranışlarda bulunan mü’minlere, kendileri için büyük bir mükâfat olduğunu müjdeler. Ahirete inanmayanlara gelince, onlar içinde elemli bir azap hazırlamışızdır.” (İsra:9-10) “Ey İnsanlar! Rabbinizden size bir öğüt ve kalplerde bulunan kötülüklere (manevi hastalıklara) bir şifa, insanlara doğru yolu gösteren bir rehber ve rahmet gelmiştir.” (Yûnus:57) buyurmuştur. Yine bir başka hadîs-i şeriflerde Peygamberimiz (s.a.v.): “Allahu Teâlâ, şu Kur’an’la (âmil olan) kavimleri yükseltir ve O’nun izinden gitmeyenleri de alçaltır.” (Müslim) “Sizin en hayırlınız, Kur’an-ı öğrenen ve öğretenlerinizdir.” buyurmuştur. Mehmet Akif Ersoy da bir beytinde:  “Beşerin derdine derman olur ancak Kur’an,
      Onsuz canavardan daha beterdir insan.” demiştir.
Bir şair de şöyle demiştir: 
Uyulsaydı Kur’an ile hadîse,
Olur muydu karakolluk (mahkemelik) hâdise.?
Değerli okuyucularım, gençliğimizi ve gelecek nesillerimizi bir kısım hurafe, terör, fuhuş, içki, kumar, uyuşturucu, hırsızlık, kapkaç, dinsizlik, imansızlık, ibadetsizlik, çetecilik, katillik, intihar, vurmak, kırmak, yakmak, yıkmak gibi suçlardan, misyonerlik faaliyetlerinden, ailevi huzursuzluklardan, ana, baba ve büyüklere karşı saygısız davranışlardan ve dâhili ve harici bir kısım din, vatan, devlet ve millet düşmanlarımızın tehlike ve tuzaklarından koruyabilmek, milli ve manevi değerlerimizi gençlerimize ve gelecek nesillerimize aşılayabilmek, dünya ve ahiret mutluluklarını elde edebilmek, tüm kötülüklerden korunabilmek için çocuklarımıza Allahu Teâlâ tarafından gönderilen Kur’an’ımızı öğretmek Kur’an’ın emir ve yasaklarına uyarak yaşatmak  durumundayız. Çünkü kurtuluş ve mutluluk islamdadır. Yani Kur’an’dadır. Kur’an ahlâkını yaşamaktadır. Peygamberimiz (s.a.v.)’i örnek, önder ve kılavuz kabul edip O’nun yolundan giderek yaşamaktadır. Çünkü insanı yaratan ve yaşatan Allah, herhalde insanı en iyi bilendir. O’nun emir ve yasaklarına uyarak dünya ve ahiretin mutluluğunu elde edebiliriz. Çünkü kötülüklerin kaynağında imansızlık veya iman zayıflığı vardır. Îmani kâmil olan ve Allah beni her an görüyor ve her yaptığımın karşılığını ahirette bulacağım inancı içinde olup Allah’tan korkan kimse (aşırı) kötülükler yapamaz. Kötülüklerin kaynağında ayrıca cehalet, (cahillik) ve bir de cezaların caydırıcı olmaması vardır.
            Eğer çocuklarımızın dünya ve ahiretlerinde mutlu ve bahtiyar olmalarını istiyorsak, eğer onları gerçekten seviyorsak ve kötülüklerden uzak yaşamalarını ve arkamızdan bizi hayırla yâd etmelerini istiyorsak, onları Kur’an’la tanıştıralım. Kur’an ahlakını onlara öğretelim. Allah’ın emir ve yasaklarını, Allah’ı sevmeyi ve O’ndan korkmayı fiil ve sözlerimizle onları aşılayalım. Manevi aşılarını zamanında yapalım. Okullar yaz tatiline giriyor. Onları camilere göndererek Kur’an’ımızı öğrenmeye ve namazlarını kılmaya teşvik edelim. Anne ve babalar olarak biz çocuklarımıza, Allah’ımıza inanmayı, saygılı olmayı öğretirsek Allah’ımız da çocuklarımıza anne ve babalarına saygılı olmalarını öğretir. Ve bu durumda herkes mutlu olur.  İnsanoğlu ruh ve bedenden meydana geldiği için, bedenin ihtiyaçlarını gidermek nasıl zaruri ise, ruhun ihtiyaçlarını da gidermek daha fazla zaruriyet arz eder. Ruhları aç bırakmak, bedenleri aç bırakmaktan daha fazla problemlere sebep olur. Ruhun ihtiyaçlarını gidermek ve ruhları sakinleştirmek için Kur’an-ı okuyup içindeki emir ve yasaklara uymak ve ihlas ile başta namaz olmak üzere ibadetlerimizi zamanında yapmakla mümkündür.
Tüm okurlarıma sevgi, saygı ve hürmetlerimle selâmlar sunar, her iki dünyada mutluluklar dilerim.