8 Temmuz 2015 Çarşamba

Yaz Kur’an Kurslarında Çocuk Psikolojisi

Okullar kapandı ve çocuklar üç aylık bir tatile girdiler.
Bu dönemde velilerin yoğun bir ilgisi ile karşı karşıyayız. İnsanlar çocuklarının sağlıklı bir birey olmaları aynı zamanda dinini ve Allah’ı tanımaları için çocuklarını kurslarımıza teslim etmeye başladılar. İlgi geçen yıla göre oldukça fazla hatta zaman zaman yer darlığı nedeniyle yatılı olarak çocuklarını kurslara veremeyen ailelerin sitemleri ile karşılaşıyoruz. Gittiğim her yurtta her kursta çıvıl çıvıl çocuk sesleri ile karşılaşıyorum. Vermiş olduğum seminer sonrası öğrenciler ile görüşmelerimde öğrencilerin gözlerinden ve sözlerinden yurtta bulunmanın mutluluğunu görüp duyuyorum. Yaz tatilinde çocuklar hem tatillerini yapsınlar hem de dinini öğrenmek için yaz kurslarını bir fırsat olarak değerlendirsinler.

Olaya psikolojik ve sosyolojik boyutuyla da baktığımız zaman konu daha iyi anlaşılacaktır. Çocuklar üç aylık tatil boyunca okul ve arkadaş ortamından uzak kalacağı için bu dönem stresli bir dönem olabilir.

Dört duvar arasında ve sosyal ortamlardan uzak kalan çocuklar, gelişimlerine katkı sağlamayacağı için evde sürekli televizyon, internet, bilgisayar oyunları yüzünden sıkılacaklardır.

Tatil boyunca çocuklar, can sıkıntısından oflayıp puflayarak, okul açılsa da gitsek diyerek gelişimsel olarak sosyal ortamları arayacaklardır. Bu durumdan kurtulmak için değişik arkadaş gruplarına ya da internet cafelere takılmaya başlayacaktır.

Çocukların kişiliğini olumsuz etkileyecek ortam ve arkadaşlardan korumak amacıyla onları yaz dönemlerinde açılan kurslara göndermek gerekir. Bu kurslar çocuğun hem yeni bir sosyal çevre edinmesini hem de dini bilgilerini öğrenmesini sağlayacaktır. Bunun yanında kurslar; sorumluluk, özgüven ve benlik saygısını geliştirmenin yanı sıra kötü ortam ve arkadaşlardan koruyacaktır.

Çocuklar kurslarda; Kur’an-ı Kerim’i öğrenmenin yanında ailelerin kendilerine öğretmekte yetersiz kaldığı dini bilgilerle toplum ve aile tarafından yanlış öğretilen dini değerlerin doğrusunu öğrenebileceklerdir.

Çocuklar, yaşları daha küçüktür diyerek yaz döneminde açılan bu kurslardan mahrum bırakılmamalıdırlar. Çünkü öğrenme yedi yaşında başlar. Yedi yaş ve yukarısı çocuğun söylenenleri anlayabileceği zihinsel olgunluğa eriştiği bir yaştır. “Çocuklar yedi yaşına geldiği zaman namaz kılmasını öğretiniz.” hadisinin temelinde de bu yatmaktadır.

Öğrenmenin en ideal olduğu yaş ve zamanlarda Ku’ran Kurslarına gönderilmeyen çocuklar,  zihin ve zamanlarını boşa harcayacaklardır. Bu dönemlerde dinini öğrenmek için kurslara gönderilmeyen çocuklara ileride eğitim vermek gerçekten güçleşecektir.

Gününü kurslarda geçiren çocuklar hem dinini öğrenecek hem tatili değerlendirecek hem de uygun arkadaş ortamına girerek kötü arkadaş ve etkilerinden uzak kalacaktır.

Nasıl okuma yazma okulda öğreniliyorsa Kur’an-ı Kerim de bu amaçla açılmış kurslarda öğrenilir.
Çünkü nasıl okuma yazma öğrenmenin bir kuralı varsa Kur’an-ı Kerimi öğrenmenin de bir kuralı vardır. Kuralına göre öğrenilmeyen bir bilgi, hem yanlış öğrenilir hem de düzeltilmesi eğitim ve öğretim açısından zor olur. Bunun için de çocukların Kur’an-ı evde değil kurslara gelerek ehlinden öğrenmeleri sağlanmalıdır.

Kurslara giden çocukların, itikat ve ibadet gibi dini bilgileri, akran grubu içinde öğrenmeleri onların bu bilgileri daha iyi idrak etmelerini sağlayacaktır.
Aynı duygu ve düşünceleri paylaşmanın ötesinde aynı şeylere inanma ve aynı şeyleri yapma, çocukların benlik saygısını yükselterek dini değerlere olumlu yönde bakmasını sağlayacaktır.


Anne Babalar Çocukları Yaz Kurslarına Gönderirken Nelere Dikkat Edilmeli?

1.    Çocuklar kurslara, sevdirerek ve özendirerek gönderilmelidir. Çünkü zorla gönderilmeye çalışılan çocuk, sizden olduğu kadar dinden ve kurslardan da soğuyabilir.

2.    Kursun ciddiyet ve önemi çocuğa güzel bir şekilde kavratılmalıdır.

3.    Çocuklar kursa tertipli, düzenli ve kurs adabına uygun kıyafetlerle gönderilmeye çalışılmalıdır.

4.    Çocuklar kursa abdestli gitme konusunda teşvik edilmelidir.

5.    Çocukların okuldaki gibi kursun giriş çıkış saatlerine dikkat etmeleri konusunda gereken uyarılar yapılmalıdır.

6.    Nasılsa devam zorunluluğu yok diyerek mazeretsiz olarak kursa gitmemesinin önüne geçilmelidir.

7.    Çocukların kursta okuyacakları kitaplar kurs hocasına danışılarak alınmalıdır.

8.    Kursta verilen derslere de okuldaki gibi rehberlik yapılmalıdır.

9.    Çocuklar kursa gitmek istemedikleri zaman kurstan ve dinden soğutucu söz ve davranışlar içine girilmemelidir.

10.    Kursta öğrendiklerini unutmamaları ve sorumluluklarının farkına varmaları açısından öğrendiklerini günlük hayatta kullanmaları teşvik edilmelidir.

Sonuç olarak ailelerin; çocuklarının dini bilgileri almaları konusunda gereken hassasiyeti göstermeleri gerekir.  Her konuda olduğu gibi dini konuları öğretme ve kurslara göndermede ilk yapılacak şey çocuklara sevgiyle yaklaşmaktır.

Her insan gibi çocuklar da sevmediği kişilerin önerilerini dikkate almayacakları için işe çocukları kendimizi sevdirmekle başlamak gerekir. Kaş yapalım derken göz çıkarmamak için yolumuz sevgi yolu olmalıdır.

Sevgili Peygamberimiz (s.a.v)’in: “
Müjdeleyiniz nefret ettirmeyiniz.” hadisini çocuk eğitiminde de dikkate almak gerekir.