28 Haziran 2016 Salı

KISKANÇLIK
Çoğu kardeş arasında hatta arkadaşlar arasında, bir dereceye kadar rekabet vardır. Rekabet ya da çekişme sözel ya da fiziksel atak, hayal kırıklığı, dikkat çekmek için bitmek bilmeyen istekler ya da regresif bir olayla kendini gösterebilir. İyi idare edilirse kardeşler arasında olan bu “ sağlıklı” rekabet bir çocuğun gelişiminde çok önemli olan sosyal, kişisel ve bilişsel becerilerin kazanılmasına faydası olur. Ancak bu rekabetin anne babalar tarafından iyi yönetilememesi ileride ortaya çıkabilecek psikolojik problemleri de beraberinde getirebilir. Aile içerisinde kardeşler arasında oluşabilecek herhangi bir kıskançlık iyi bir şekilde bertaraf edilmelidir. Bunlar arasında en tehlikeli olanı çocuklar arasında kıyaslama yapma ve bir tanesini favori belirlemedir. Aileler genellikle kardeşleri birbirleriyle ya da diğer çocukları kendi çocuklarıyla karşılaştırırlar. Özellikle anne ya da baba, kardeşler arasında kendi kişiliğine ya da özelliklerine benzeyen çocuklarına diğer çocuklarından daha farklı bir muamele de gösterebilirler. Bu durum iki kardeş arasında kızgınlığa ve çatışmaya neden olabilir.
“Kazananlar ve Kaybedenler” klubü oluşturmayınız.
Montclair Devlet Üniversitesi, Aile ve Çocuk çalışmaları departmanından Doç.Dr.Jonathan Caspi’ye göre, Aileler karşılaştırma yaptıklarında, evde “kazananlar ve kaybedenler” kulübü kurmuş oluyorlar, özellikle de çocuklardan birinin bir becerisini diğerine sürekli söyleyerek. “Abin matematikte ne kadar başarılı, sen de onun gibi olsan keşke” gibi… Bunun yerine çocuklar arasındaki olumlu farklılıkları ve kendilerine has başarılarını ortaya dökmek gerekir. Mesela, iki çocuğunuz da yanınızdayken, birine “ İşte benim müzisyenim”, diğerine de “ İşte benim küçük matematikçim” diyebilirsiniz ya da becerileri her ne ise onları ön plana çıkaracak övgü dolu sözleri her ikisi yan yanayken söyleyebilirsiniz böylece her ikisi de kazanan olur.  Kardeşler arasında problem seviyesinde rekabet görüldüğünde nedeni ortadan kaldırılmalıdır. Anne babanın becerileri burada çok önemlidir. Sevgi, sabır, anlayış, sağduyu önemlidir.  
Bunun dışında çocuklara okula ya da bir faaliyete yollarken kolaylık olsun diye her ikisini de aynı okula ya da aynı faaliyete yollamayın. Çocuklardan birinin müziğe kabiliyeti yoksa “nasılsa abisi piyano kursuna gidiyor, evde piyano da var o da gitsin” demeyin ya da biri özel okula gidiyorsa diğerinin becerilerine bakarak onu yollayıp yollamayacağınıza karar verin. Kolaylık olsun derken çocuklar arasında uçurumlara neden olmayın.
Tatlı rekabeti koruyun
Bazen de çocuklar arasındaki tatlı rekabet anne babaların katkıları sayesinde olumsuz sonuçlanabilir. Çocuklar kavga ederken anne babalardan birinin, şaka niyetiyle bile olsa da, “ senin tohumun kötü” , “aynı annen gibisin” ya da “aynı baban gibisin” gibi tabirler kullanmaları, çocuklar arasındaki rekabeti olumsuz etkiler.
Bir çocuğun diğerinden daha başarılı olması da içten içe diğer çocuğun kıskanmasına, kardeşine olumsuz duygular beslemesine neden olabilir. Anne babalar da bu duyguları daha fazla beslemeden daha az başarılı olan çocuğun bazı özelliklerini ortaya çıkarmasını sağlayabilir, herkesin farklı olduğunu, kardeşinin başarılı olduğu konularda kendisi başarılı olmasa da kendisinin, örn.” Sesinin çok güzel olduğunu” ya da “ çok güzel resim yaptığını” söyleyebilirler.   
Asla taraf tutmayın
Taraf tutma da kardeşlerin arasında oluşan rekabetin önemli köklerindendir. Bir problemle karşılaşıldığında anne ya da baba çocuklardan birisinin tarafını tuttuğunda diğer çocuk hiçe sayıldığını düşünebilir.  Daha da önemlisi anne babalar taraf tuttuklarında bazı kabahatleri görmezden gelebilirler, ceza vermemek için bazı bahaneler yaratabilirler ya da diğer çocuğu daha fazla cezalandırabilirler. Anne babalar unutsa da çocuklar unutmaz. Bir başka olay da daha önce ceza alan çocuk kardeşinin ceza almadığını görürse çocuklar arasındaki rekabeti sağlıksız bir hale getirebilir “ Niye ben hep ceza alıyorum da kardeşim hiç almıyor” diye düşünebilir ve kızgınlığını kardeşine yansıtabilir. Anne-babalar önce kendi problemlerini düzeltmelidirler. Her bir çocuklarıyla eşit zaman harcamalı her birine eşit davranmalıdırlar. Anne babalar çocuklarından birinin özelliklerini kendilerine daha fazla benzetseler de- ki bu olabilir-  diğer çocuklarına da eşit davranmalıdırlar.  İki kardeş birbirleriyle kavga ettiği zaman her ikisini de dinleyin ve “eminim ki siz bunu aranızda çözebilirsiniz, her ikinizi de dinledim ve bunu çözmek zor değil hadi odanıza giderek bunu bir düşünün” diyerek sorunu ikisinin birlikte çözmesine teşvik edin. “Evet ablan haklı” ya da “ o daha küçük sen alttan alıver” gibi tabirler kullanmayın.
Etiket yapıştırmayın
Anne babaların yaptıkları bir başka hata da çocuklarına çeşitli etiketler yapıştırmalarıdır. Çocuklardan daha az başarılı olana sürekli söylenen “haylaz, miskin, tembel, yaramaz” gibi kelimeler diğer çocuğun kendini daha üstün görmesine ve sözde “haylaz” olanın kıskanmasına yol açacaktır. Çocuklardan biri söylenmemesi gereken bir söz söylediğinde “ Ablan hiç böyle şeyler söylüyor mu, ondan biraz örnek al, ne kadar ayıp, sen hep böylesin zaten” demek de kötü bir kıyaslamadır.
Doğru rol model olun
Tabii bütün bunları yaparken aynı zamanda anne baba olarak iyi birer rol model de olunmalıdır. Anne babalar çocukların önünde tartışmamaya dikkat etmeli eğer mecbur kalıp tartışılıyorsa da sağlıklı ve demokratik bir tartışma yapılabileceğini göstermeliler ki onlar da tartışırken anne babalarını model olarak alsınlar.  Tartışırken de kıyaslamalara girmeyin. Eşler arasında yapılan kıyaslamalar da çocukları olumsuz olarak etkiler. Yapılan çalışmalarda “ Ayşe’nin kocası ya da Fatma’nın kocası hiç senin gibi değil” şeklinde kıyaslamalar ileride çocuğunuzun da büyüdüğünde eşiyle ve çocuklarıyla aynı kıyaslamalara girme olasılığının yükseldiğini gösteriyor.     


Eşit zaman geçirin
Çocuklarınızı karşılaştırmadığınız gibi çocuklarınızla eşit zaman geçirmeye de özen gösterin. Göstermediğiniz takdirde onların etrafında olduğunuzda dikkatinizi çekmek için her şeyi yapacaklar hatta birbirleriyle kavga ederek dikkatinizi çekmeye çalışacaklardır. Ancak siz de farkında olmadan bir çocuğunuza diğerinden daha fazla ilgi gösterirseniz diğeri hayal kırıklığına uğrayacağından yine bir rekabet ortamı yaratmış olursunuz. İkisine de çoğunlukla eşit zaman ayırırsanız ve bu eşit zamanda kaliteli zaman geçirirseniz, arada bir küçük kardeşle ilgilenmenize “abla” ya da “abi” sesini çıkarmayabilir.