28 Haziran 2016 Salı

SOMUT DÜŞÜNCE
Çocuklar, minyatür yetişkinler değildir. Onların dünyaları gelişimsel evreleri içersinde çoğunlukla somut gerçeklerden yavaş yavaş daha soyut düşünmeye doğru geçer. Tabii ki bu demek değildir ki küçük çocuklar hiçbir zaman hiçbir soyut konuşma şeklinden anlamaz.  3-4 yaşındaki bir çocuk bile zaman zaman şaşırtıcı bir şekilde çok soyut yanıtlar verebilir ancak bu sizin her söylediğinizi anladığı anlamına gelmemeli. Bazen 3 yaşındaki çocuğunuz odanın ortasında kollarını açıp dans ederek bak ben kelebek oldum uçuyorum diyebilir ama bir başka zaman sevdiğimiz ama ölmüş bir insandan bahsederken “o kalbimizde yaşıyor” dediğimizde o kişinin nasıl kalbimize nasıl girdiğini, nasıl orda yaşayabileceğini ya da kalbimize nasıl sığdığını sorabilirler.
Piaget’in gelişimsel evrelerinden işlemsellik öncesi evreye göre bir çocukta 7 yaşına kadar somut düşünce sistemi hakimdir ve duydukları bilgiyi manipule edemezler, bilişsel seviyede birçok farklı bakış açısından göremezler.  Bu yaş grubu oyun sırasında sembolleri manipule ederler yani kutuya “bu masa olsun” diyebilirler.  
Somut işlemsel evrede,  7 yaşından itibaren 11 yaşına kadar çocukların düşünce sistemi biraz daha olgunlaşmaya daha mantıksal düşünmeye başlasalar da soyut ve varsayıma dayalı düşünme gelişmez. Bu yaş grubunda gözlemlerden bir genelleme yaparlar, bir olayın sonucunu genel prensiplerle tahmin edemezler yani tümdengelimli anlamlandırma gelişmemiştir. Bu yaş grubundaki çocuklar kendi düşüncelerinin başkalarının düşüncelerinden farklı olabileceğini anlarlar.
12 yaşından itibaren yetişkinliğe kadar soyut düşünme gelişir. Bu dönemde varsayıma dayalı düşünme ve tümdengelimli anlamlandırma gelişir. Çocuklar bu yaş grubunda yaptıklarının ne sonuçlar doğurabileceğini düşünebilirler.
Anne babalar olarak çocukların gelişim evrelerini bilmek bize çok iyi bir rehber olacaktır. Bazen 4 yaşındaki çocuğunuz için “defalarca aynı şeyi söylüyorum o da sürekli aynı şeyi yapıyor, mahsus yapıyor, aslında anlıyor” dediğinizi duyuyorum. Evet, ilk söylediğinizde sizi duyuyor ve anlıyor ama farklı bir zamanda onu tekrar söylemeniz gerekir çünkü o yaşta genelleme yapması mümkün değildir. Hatta yukarıda bahsettiğim gibi 8 yaşında bir çocuğa da defalarca hatırlatma yapmak gerekebilir. Ayrıca bu hatırlatmaları yaparken çok uzun cümleler kurmamaya net olmaya dikkat edin.
Bir başka örnekte de ölümü 5 yaşındaki bir çocuğa anlatırken “ deden artık bizimle değil bir başka yere gitti ama oradan bizi seyrediyor” dediğinizde 5 yaşındaki bir çocuğun kafasında neden dedesinin bir başka yere gittiği ve onları başka yerden seyrettiği fikri oturmaz ve hatta dedesinin onda terk ettiğini düşünebilir. Ailelerin en çok sorduğu sorulardan biri de ölümü küçük çocuklara nasıl anlatacaklarıdır. Küçük çocuklara ölümü net ve en az kelimeler kullanarak söylemek gerekir. “Deden öldü ve bundan sonra bizimle beraber olamayacak” diyerek onu mezarında ziyaret etmesini sağlayabilirsiniz. Mezara gittiğiniz zaman da “Onu özlediğinde buraya gelebiliriz ve onunla konuşabilirsin ama o sana cevap veremez” diyerek de onu olmayacak bir beklentiye sokmamış olursunuz.