14 Nisan 2017 Cuma

ÖĞRENMEYİ ÖĞRENEMEYEN BİR NESİL…
“Geleceğin cahili okuma yazma bilmeyen değil, nasıl öğreneceğini bilmeyen olacaktır” der.
Alvin Toffler
Çocuklara ne öğretelim?
Eğitimlisi, eğitimsizi herkes dertli bu ülkede…
Öğrenci, öğretmenden, öğretmen, öğrenciden şikâyetçiyken, velilerin çoğu ne yapacağını şaşırmış durumda. Tek bildiğimiz öğrencilerin başarısını belirlerken sadece sınav yapmak ama onu doğru dürüst yapamıyoruz. Ama vazgeçmek de yok! Tek basamak ve sade müfredat, iki basamak ve yoğun müfredat, yok olmadı en son sadeleştirilmiş müfredat…
2017 Yılı YGS (Yükseköğretime Geçiş Sınavı)istatistikleri hiç de iç açıcı değil.
Sınava başvuran öğrenci sayısı 2.265.844. 180 puan ve üzeri puan alan aday sayısı 1.476.908. Buradan şunu anlıyoruz 788 bin kişi dört yıllık fakülteye yerleşmek için girmesi gereken LYS sınavlarına giremeyecek anlamına geliyor. Hâlbuki toplam dört testten sorulan 160 sorunun 32 tanesini net yapan 180 barajını geçebiliyor.
Yaptığımız sınavlarla en iyisini seçtiğimizi düşünürken nerede hata yapıyoruz?
Bu iş nasıl düzelir? Eğitim, öğretimle…
“Ağaç yaşken eğilir” demişler ya, eğitimle düzelir. E biz de eğiyoruz! En değerli varlıklarımız çocuklarımıza ne gerekiyorsa öğretiyoruz!
Unutmayalım ki; Bir insanı ahlaken eğitmeden, sadece zihnen eğitmek, topluma yalnızca okumuş bir bela kazandırmaktır.
Peki, çocuklara önce ne öğretelim? Değerlerimizi kazandırmaya çalışalım. Sevgi, saygı hoşgörü, yardımlaşma duygusunu verelim.
Önce, selam vermeyi ve hâl, hatır sormayı öğretelim. Saygı görmek istiyorlarsa, saygı göstermeleri gerektiğini anlatalım.
Çocuklara, önce  sorumluluk sahibi olmalarını yatağını düzeltmeyi, tabağını kaldırmayı, döktüklerini toplamayı öğretelim.Almaktan daha çok verebilmeyi, veren el olmayı öğretelim.
Sahip olduklarına, herkesin sahip olmadığını anlamalarını sağlayalım. 
Onlara, sevmeyi öğretelim… Karşılıksız sevebilmenin ne büyük bir yürek gerektirdiğini anlatalım.
Kalın sağlıcakla…..
Sait ÖZDEMİR
Uzman Psikolojik Danışman

www.saitozdemir.net